İçtihatlar

Bilirkişi Raporu Açısından Usuli Kazanılmış Hak

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi güncel içtihatlarına göre bilirkişi raporlarını usuli müktesep hak kapsamında değerlendirmektedir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde alınan ikinci raporun itiraz eden bakımından aleyhe olması halinde diğer taraf ilk rapora itiraz etmediğinden kazanılmış hak kapsamında itiraz edenin daha lehine olan ilk raporun uygulanacağı yüksek 17. hukuk dairesi tarafından içtihat edilmektedir.

T.C.
YARGITAY
17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14455
KARAR NO: 2017/7655
Y A R G I T A Y İ L A M ITaraflar arasındaki kasko tazminat talebine dayalı itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili davacı M.A. adına kayıtlı olan ve B. Ö.’ın sevk ve idaresindeki … plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkili davacıya ait ve B. Ö.’ın sevk ve idaresindeki … plakalı aracın davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından … numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile 21/11/2014 tarihinde sigortalandığını, … sigorta numarası ile hasar dosyasının oluşturulduğunu, müvekkilinin aracında 23.594,97 TL tutarında hasar bulunduğunun tespit edildiğini, hasarın davalı Sigorta Şirketi’ne ihbar edildiğini, davalı şirketin hasar bedelini ödemediğini belirterek, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin aracında meydana gelen hasar için sigorta şirketinin eksperi ve yetkili servis tarafından tespit edilen 23.594,97 TL’nin 03/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 12/04/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 24.352,93 TL’ye yükselterek bu miktarın 09/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre;
davanın kabulü ile; 24.352,93 TL alacağın (23.594,97 TL’lik kısmının -ıslah dilekçesi içeriğindeki faizin yürütülmesi istenilen tarih dikkate alınarak- 09/02/2015 tarihinden itibaren, geriye kalan kısmının ıslah tarihi olan 12/04/2016 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava kasko sözleşmesinden doğan tazminat talebine ilişkindir.
Somut olayda; davacı vekili tarafından 23.594,97 TL tutarında hasar için işbu dava açılmıştır. Mahkemece aldırılan 14.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda davacının zararının 20.638,08 TL olduğu belirtilmiştir. Anılan rapora davalı vekili tarafından itiraz edilmiş, davacı vekiline 25.01.2016 tarihinde tebliğ edilen rapora davacı vekili tarafından iki haftalık kesin süre içerisinde itiraz edilmemiştir. Daha sonra alınan 23.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda KDV dahil edilerek hasarın 24.352,93 TL olduğu belirtilmiş ve mahkemece, anılan rapor doğrultusunda ıslah edilen şekliyle dava kabul edilmiştir.
H.M.K’nın 281.madde hükmüne göre, yargılama sırasında yanlardan birinin bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, itiraz eden taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşturur. Taraflardan biri bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğer tarafın itirazı üzerine ya da mahkemece kendiliğinden yeni bir bilirkişi raporu alınır ve sonuncu rapor, önceki rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, önceki rapor itirazda bulunmayan yönünden kesinleşeceğinden itiraz eden taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hak gereği, mahkemece itiraz edenin lehine olan bilirkişi raporuna göre karar verilir.
Buna göre, davacı tarafça itiraza uğramayan 14.01.2016 tarihli bilirkişi raporu, itiraz eden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan mahkemece bu rapordaki miktar üzerinden karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde, davalının aleyhine olan 23.03.2016 tarihli bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 13/09/2017
gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yorum Yap veya Soru Sor !

  Bildirimleri Aç!  
Bildir